|
ADAÇAYI
Ballıbabagillerden
kokulu bir bitkidir. Bütün Avrupa ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde
de çokça yetişir. Tüylü ve beyazımsı bir renkte olan yapraklarının
kurusu çay gibi haşlanarak içildiği gibi, et yemeklerine koku ve
lezzet vermek için de kullanılır. Özellikle karaciğer, ördek, kaz,
tavuk ve av hayvanlarının kızartmalarında çok hoş bir koku ve tat
verdiği için kullanılır. Avrupa ülkelerinin mutfaklarında kızarmış
patateslerin, hamurlara koyulan yağların kokulandırılmasında,
salamuralarda, etlerin dinlendirilmesinde çok kullanılır.
ANASON
Maydanozgillerden
bir yıllık bir bitkinin tohumudur. Yurdumuzda ekimi çok yapılan
anasonun anayurdu Mısır'dır. Anasonun tohumlan çok küçük, yeşilimsi,
tatlı ve baharlı olur. Ülkemizde hamur işlerinde, rakıcılıkta,
gevreklerde, çöreklerde kullanılır. Avrupa'da anasonlu likör ve meşrubat
da yapılmaktadır. Çin'de ve Vietnam'da yetişen " yıldızanasonu
" ise manolyagillerden yapraklarını dökmeyen bir ağaçtır. Tadı
ve kokusu anasona benzediğinden bu ad verilmiştir.
ARDIÇ
Kozalaklılardan,
yaz, kış yapraklarını dökmeyen, güzel kokulu, siyahımsı
kahverengi, yuvarlak yemişleri bulunan bir ağaççıktır. Yemişlerinden
hekimlikte kullanılan bir cins esans da çıkarılmaktadır. Genellikle
av ve kümes hayvanların etlerinin pişirilmesinde, dinlendirilen etlerde
kullanılmaktadır. Ardıç başta cin olmak üzere çeşitli alkollü içkilere
koku ve tat vermek için kullanılır. Ülkemizde de " tükenmez
" adıyla anılan ve çeşitli meyvelerden yapılan içeceğin de
mayalanması ve hoş bir koku kazanması için ardıç konur
BİBER
Patlıcangillerden,
ülkemizde bol yetişen, aynı adla anılıp tazeyken yeşil ve çoğu
zaman acı meyveleri olan bir bitkidir. Ülkemizde başlıca şu cinsleri
yetişir:
Sivri biber, sulak yerde yetişirse tatlı olursa da, genellikle acıdır.
Tazeyken yeşildir. Fazla olgunlaşırsa veya güneşte kurutulursa kızarır.
Çarliston biber, sivri biberden daha kalın, daha etlidir
genellikle tatlıdır.
Domates biberi, domatese benzer, yayvan yapılıdır. Rengi kırmızıdır,
ama acı değildir.
Dolmalık biber, yeşil ve sarı cinsleri vardır. Dolmalık biber
de fazla olgunlaşınca veya güneşte kurutulunca kızarır.
Paprika, ülkemizde kırmızıbiber, Avrupa'da Paprika diye anılan bu
cins biber tazeyken bile kırmızıdır ve genellikle çok acıdır.
Macarların ünlü gulaş ve benzeri yemeklerinde kullandıkları biber
budur. Bütün biberler kurutulup kırmızı bir renk aldıktan sonra tuz
durumuna getirilir, buna " kırmızıbiber " adı verilir ve
" çok acı ", " acı ", " az acı " ve
" tatlı " olarak ayrı ayrı satılır. Kırmızı renkli
domates biberinden " biber salçası " yapılır. Biber salçası
Güney Anadolu'da çok kullanılmaktadır. Bazı bölgelerde güneşte kızarmış
tatlı biberlerden de biber salçası yapılmaktadır.
BİBERİYE
Ballıbabagillerden,
Akdeniz çevresinde bol yetişen bir bitkidir. Ülkemizdeki dağlarda da
yaygın olarak görülen bu bitki yaz, kış yeşildir. Daha çok sıcak bölgelerde
yetişir. Soğuk yerlerdeyse, kışın üstünün
örtülmesi gerekir. En iyisi evlerde bir saksı içinde yetiştirmektir.
Böylece her zaman el altında bulundurmak mümkün olur. Küçük, kalınca,
ensiz ve kokulu olan yaprakları av ve kümes hayvanlarının etlerinden
yapılan yemeklerde diğer et yemeklerinde ve soslarda hoş bir koku
vermesi için kullanılır.
CEVZ-İ
BEVVA
Ülkemizde
bazı baharatçılar buna " küçük hindistancevizi "
demektelerse de bildiğimiz hindistanceviziyle bir ilgisi yoktur.
Hindistancevizi hurma cinsinden, bir tropikal bölge yemişidir. Cevz-i
bevvaysa, sıcak bölgelerde yetişen ikiçeneklilerden bir ağacın fındık
ve ceviz arasında bir büyüklükteki yemişidir. Rendelenerek toz haline
getirilir ve genellikle tavalarda, beşamel soslarda, et, dolma ve
sarmalarda kullanılır. Fazlası zararlı olduğundan, özellikle de
beyni ve sinir sistemini etkilediğinden cevz-i bevvayı yemeklerde çok
az (sivri uçlu bir bıçağın ucunda duracak kadar) kullanmak gerekir.
DEFNE
Yapraklarını
dökmeyen bir ağaç olan defne ağacının kurutulmuş yaprakları
baharat olarak kullanılır. Akdeniz ülkelerinde çok rastlanan defne ağacı
güneşli ve kuytu yerlere dikilmesi şartıyla Doğu Anadolu Bölgesi'
nde de yetiştirilebilmektedir. Yapraklan çok güzel kokulu olduğundan Türk
mutfağında ve diğer ülke mutfaklarında çok önemli bir yer tutmaktadır.
Defne yaprakları çeşitli balık, et, kümes ve av hayvanlarının
etlerinden yapılan yemeklerde, soslarda kullanıldığı gibi bazı turşuların
ve konservelerin de önemli malzemesidir. Avrupa' da zeytinyağında
konserve edilen mantarlarının içine mutlaka birkaç defneyaprağı
konulur.
DEREOTU
Maydanozgillerden,
iplik biçiminde yapraklan olan bir bitkidir. Güzel kokusu nedeniyle cacık,
çiroz salatası gibi bazı salatalarda ve zeytinyağlı birçok yemekte,
böreklerde çiğ ve pişmiş olarak kullanılır. Sindirimi kolaylaştırıcı
bir bitkidir. Türkiye' de ve Akdeniz ülkelerinde çok yetişir.
FESLEĞEN
Ballıbabagillerden
yapraklan çok keskin ve güzel kokulu olan yıllık bir bitkidir.
Anayurdu Hindistan'dır. Akdeniz ülkelerinde ve ülkemizde süs bitkisi
olarak bahçelerde, özellikle de saksılarda yetiştirilmektedir. Fesleğen
Türk Mutfağı' nda pek fazla kullanılmaz. Ama Avrupa ülkelerinde
domates salçasında, türlü soslarda, çorba ve salatalarda çok kullanılmaktadır.
Pek çok türü bulunan bu bitkinin yapraklan yıkandıktan sonra maydanoz
gibi kullanılır.
MAYDANOZ
Maydanozgillerden
kırlarda kendiliğinden yetişen bir yıllık bitkidir. Boyu 40 cm' ye
kadar ulaşan frenk maydanozunun anayurdu Avrupa'dır. Maydanoz gibi
kokulu yapraklarından yararlanılır. Kızartmalara, soslara ve
salatalara hoş bir tat verir. Kıvırcık olan yapraklarından servis
tabaklarının süslenmesinde de yararlanılır.
HARDAL
Turpgillerden
bir bitkidir. Bu bitkinin sert ve yakıcı bir madde taşıyan tohumu un
durumuna getirilir ve sirkeyle karıştırılarak macun kıvamında bir
karışım yapılır. Bu karışım özellikle ızgara etlerin yanında ve
bazı soslarda kullanılır. Hardal toz halinde bazı yemeklerde de kullanılır.
KAKULE
Zencefilgillerden,
sıcak iklimlerde yetişen kokulu bir bitkidir. Kakulenin baharat olarak
kullanılan tohumları mercimekten küçük ve beyazımsı bir renktedir.
İştah açıcı, mide bozukluklarını giderici ve gaz söktürücü özelliği
vardır. Bu nedenle hem baharat, hem de ilaç olarak kullanılır. ABD'de
güzel koku vermesi için çikletlere de kakule katılmaktadır.
KARABİBER
Karabibergillerden,
zeytinsi meyvelerinin taneleri yuvarlak, yapraklan yürek biçiminde tırmanıcı
bir tropikal bölge bitkisidir. En çok Güney Asya'da ve Endonezya'da
yetişir. Kuru ve siyah tanelerinin baharlı ve acı bir tadı vardır.
Hemen hemen her türlü yemeğe bütün olarak veya dövülmüş toz
durumunda koymak mümkündür. Ancak mideye zararı olduğundan, midesi
rahatsız olanlar karabiber kullanmaktan kaçınmalıdırlar.
Karabiber tane veya toz halinde satılır. Tane karabiber alıp, kullanılacağı
zaman çekip toz haline getirmek ve taze taze kullanmak daha doğrudur. Böylece
karabiberin keskinliği kaybolmaz. Ülkemizde pek bilinmemesine karşın
Avrupa'da karabiberin beyazı, yani " beyaz biber " de çok
kullanılır. Karabiber, bu tırmanıcı bitkinin iyice olgunlaşmamış
meyvelerinin, güneşte veya çok hafif bir ateşte kurutulmasıyla elde
edilir.
Beyaz biber ise, aynı bitkinin iyice olgunlaşmış meyveleridir. Bu
taneler bir süre deniz suyunda veya kireçli suda bekletilir. Sonra
kabuklan soyulup içi kurutulur. Beyaz biber, karabiberden daha keskin
kokuludur.
KARANFİL
Yaz,
kış yeşil bir bitki olan karanfil mersingillerdendir. Hindistan,
Filipinler ve Afrika'da yetişir. Bu bitkinin koyu renkli, küçük çivi
biçimindeki tomurcuklan kurutulur ve öğütülerek toz haline
getirildikten sonra veya dövülmeden tane olarak kullanılır. Genellikle
kompostolarda, bazı tatlılarda, şerbetlerde, keklerde, dondurmalarda,
bazı sos ve yemeklerde kullanılır. 2-3 tane dövülmemiş karanfil 3-4
litre et suyuna hoş bir koku vermeye yeter. Karanfilin pastacılık ve şekerlemecilikte
de önemli bir yeri vardır. Bazı Anadolu köylerinde, çaya da bir
karanfil tanesi atarak bambaşka bir tat ve koku verilir. Karanfil
bitkisinin tohumlarından ilaç yapımında kullanılan karanfilyağı da
çıkarılır.
KEKİK
Ballıbabagillerden,
yaprakları küçük ve karşılıklı, çiçekleri beyaz, pembe veya kırmızı
ve başak durumunda olan kokulu bir bitkidir. Genellikle sıcak, kuru ve
taşlık topraklan sever, ülkemizde çok yetiştirilir. Etlerin, ızgaraların,
sebzelerin, haşlanmış balıkların ve salçaların kokulandırılmasında
kullanılır. Ülkemizin bazı bölgelerinde, özellikle çorbalarda nane
gibi kekik de bol bol kullanılır.
KEREVİZ
Maydanozgillerden,
kökleri ve yapraklan sebze olarak kullanılan kokulu, baharlı bir
bitkidir. Yapraklı ve kök olarak iki çeşidi vardır. Kök kerevizinin
kökleri iri olur. Yaprak kerevizinin kökleriyse, yok denecek kadar küçüktür.
Hem ülkemizde hem de Avrupa'da bu bitkinin köklerinden ve yapraklarından
çok yararlanılmaktadır. Genel olarak pişirilerek yenir. Bazı Avrupa
ülkelerinde yapraklan çiğ olarak da kullanılmaktadır. Ülkemizde yetiştirilen
kök kerevizler iki cinstir: " San kereviz " ve " Odesa
kerevizi ". Bunlardan makbul olanı " Odesa kerevizi " dir.
KİMYON
Maydanozgillerden
kokulu bir bitkidir. Anayurdu Akdeniz Bölgesi olan bu bitkinin tohumları
yarım santimetre uzunluğunda ve esmer-san renktedir. Keskin kokusu ve
tadıyla çok bilinen ve kullanılan bir baharattır. Genel olarak toz
halinde kullanılmaktadır. Ülkemizde köfte yaparken içine kimyon katılır.
Sucuk yapımında da kimyonun önemli bir yeri vardır. İtalyanlar
aperatifler ve ikram ettikleri bazı tuzlu bisküvilerin hamuruna kimyon
katarlar. Hollandalılar ise kendilerine has bir peyniri kimyonla kokulandırırlar.
İçine kimyon katılarak yapılan Alsace sosisi de tıpkı Türk sucuğu
gibi ünlüdür. Almanya'nın bazı bölgelerinde yapılan kimyonlu
ekmekler de bütün dünyada bilinmektedir. Avrupa'da çok beğenilen Kümmel
likörü de kimyonludur. Kimyon tek başına kullanıldığı gibi baharat
karışımlarının (mesela köri) içine de girer.
KİŞNİŞ
Maydanozgillerden,
yaprakları maydanozu andıran ve kurutulmuş meyvesi baharat olarak
kullanılan bir bitkidir. Minik, sarımsı kahverengi meyvelerinin kokusu
tazeyken pek hoş değildir. Ama kurutulunca bu kokunun yerini insana
ferahlık veren hoş bir koku alır. Kişniş genellikle şuruplarda, likörlerde,
şekerlemelerde kullanılmaktadır. Bu tohumların şekere bulanmasıyla
yapılan " kişniş şekeri " ülkemizde olduğu gibi başka ülkelerde
de çok ünlüdür. Kişniş şekeri pastacılıkta çok kullanılmaktadır.
Türk mutfağında kişniş bazı yemeklerde de kullanılır. Bitkinin körpe
yaprak ve filizleri de çorba ve salatalara doğranarak yenir.
MERCANKÖŞK
Ballıbabagillerden,
yapraklan küçük ve ıtırlı bir saksı bitkisi olan mercanköşk bazı
bölgelerde " merzengiş " olarak da adlandırılır.
Anadolu'nun bazı bölgelerinde yabanî mercanköşke de rastlanmaktadır.
Yabanî mercanköşke " farekulağı " da denilir. Ancak
"farekulağı " denilen ve çuhagillerden, tohumu kuşyemi
olarak kullanılan bir başka bitkiyle karıştırmamak gerekir.
Mercanköşk, Türk Mutfağı'nda, olduğu kadar Avrupa ülkelerinin
mutfaklarında da çok kullanılan bir bitkidir. Sindirimi kolaylaştırıcı
bir etkisi olduğundan, av etleri gibi sindirimi zor yemeklerde mutlaka
kullanılır.
NANE
Ballıbabagillerden,
yaprakları sapsız, çiçekleri beyaz veya menekşe renginde, ıtırlı,
küçük bir bitkidir. " yabanî nane ", " Su nanesi
", yeşil nane " gibi çeşitli cinsleri vardır. Yemeklerde
kullanılan nane " yeşil nane " dir. Yetiştirilmesi kolay bir
bitki olan nane ülkemizde olduğu gibi bütün Akdeniz ülkelerinde çokça
yetişir. Türk mutfağında nane oldukça sık kullanılmaktadır. Çorbalardan,
dolmalara kadar pek çok yemekte nane kullanılır. Avrupa ülkelerindeyse
nane, daha çok fırında ve tencerede pişirilen etler için hazırlanan
soslara konulmaktadır. Bununla birlikte bazı haşlanmış sebze
yemeklerinin de üstüne serpilir
REZENE
Yakın
zamana kadar " raziyane " adıyla tanınan rezene
maydanozgillerdendir. Yaprakları dereotuna benzeyen, kökü de sümbül
soğanını andıran bu bitkinin yemeği ve salatası yapılır. "
Denizrezenesi " adı verilen türüyse, deniz kayalıklarında yetişir.
Kokulu bir bitki olan denizrezenesi de kara rezenesi gibi
maydanozgillerdendir.
ROKA
Turpgillerden
yapraklan turp yaprağına çok benzeyen bir bitkidir. Gerek ülkemizde,
gerek Avrupa'da yaygın olarak yetiştirilmektedir. Çiğ veya salata
olarak, tava ve ızgarada pişirilmiş balık yemekleriyle birlikte yenir.
Bazı Avrupa ülkelerinin mutfaklarında salatalara karıştırıldığı
gibi servis tabaklarının süslenmesinde de kullanılır.
SAFRAN
Süsengillerden,
Akdeniz ülkelerinde yetişen, baharda çiçek açan küçük bir
bitkidir. Bu bitkinin çiçekleri toplanır ve tepecikleri kurutularak
kullanılır. Yemeklere san bir renk veren bu toz, zeytinyağında hiç
erimez. Böylece karışık veya hileli olup olmadığını kontrol etmek
mümkündür. Akdeniz ve Doğu ülkelerine özgü pirinç ve balık
yemeklerinde kullanılan safran,bazı Balkan ülkelerinde ekmeğe katılır.
Bazı yemeklere renk ve koku vermek için kullanılan safrandan zerde adı
verilen tatlı yapılır.
SUMAK
Ülkemizin
bazı yerlerinde " somak " diye bilinen baharatın ağacı sıcak
bölgelerde yetişir. Sakızağacıgiller familyasından küçük bir ağaç
olan sumağın kabuğu hekimlikte, yaprakları dericilikte kullanılır.
Mercimeğe benzeyen ve mayhoş bir tadı olan taneleriyse dövülerek
baharat olarak kullanılır. Bazı türleri zehirlidir. Kebaplara ve bazı
salatalara ekşilik vermek için kullanılan sumağın dövülmüş
taneleri, ince kıyılmış kırmızıbiberi andırır.
TARÇIN
Defnegillerden
olan tarçın ağacının kabuğundan elde edilir. Güney Asya, Orta
Amerika ve Brezilya'da yetişen bu ağacın kabuğu, içindeki kokulu ve uçucu
bir yağdan ötürü baharat olarak kullanılmaktadır. Kabukları dövülüp
toz haline getirildiğinde, yağının uçması sonucu kokusunu çabuk
kaybettiğinden genellikle kabuk parçaları durumunda ve cam kavanozlarda
saklanır. Tarçın, ülkemizde genellikle sütlü tatlılarda ve hamur
tatlılarında, şekerlemelerde, pastalarda ve bazı yemeklerde, boza,
salep gibi içeceklerde, hatta kaynatılarak çay yerine kullanılmaktadır.
Avrupa ülkelerinin mutfaklarındaysa soslara, bazı şaraplara, kremalara
da konulmaktadır.
TARHUN
Doğu
Avrupa ülkelerinde yetişen bileşikgillerden kokulu bir bitkidir. Yaprağının
çok baharatlı olmasından ötürü salçalı et yemeklerinde, soslarda,
yumurtalarda ve salatalarda çok kullanılır. Tarhun karıştırılmış
sirkeyle yapılan mayonezlerin kendine has bir lezzeti ve kokusu olur.
Tarhunlu sirke şöyle yapılır: iki avuç dolusu tarhun iyice yıkandıktan
sonra bir şişeye konur. Üzerine yarım litre sirke boşaltılır ve 2-3
ay beklettikten sonra süzülerek başka bir şişeye aktarılır.
Gerektikçe kullanılır.
TERE
Turpgillerden,
yaprakları uzunca bir bitkidir. Bu bitkinin yapraklan genellikle çiğ ve
salata olarak yenir. Servis tabaklarında garnitür olarak da kullanılır.
TURP
Turpgillerden,
yaprakları karşılıklı, çiçekleri salkım durumunda, meyvesi acımsı
bir bitkidir. Etli olan kökleri yenir. Turpun " karaturp ",
" beyaz turp ", " yabanî turp ", " kırmızı
turp ", " bayır turpu " gibi birçok çeşidi vardır.
Nemli toprakları sever. Beyaz turpun etli ve sulu bir yumru durumunda
olan kökü, kabuğu soyulup rendelendikten sonra tuz, sirke ve zeytinyağıyla
karıştırılarak salata olarak yenir. Ancak rendelendikten sonra suyunun
süzülmesi gerekir. Bazı Avrupa mutfaklarında beyaz turpun kökü çeşitli
soslarda da kullanılır. Karaturp da beyaz turp gibi salata olarak yenir.
İri bir fındık büyüklüğünde veya körpe küçük havuç gibi uzun
biçimde olan kırmızı turp rendelenmez. Üstü hafifçe kazınıp,
iyice yıkandıktan sonra bütün olarak veya ikiye bölünerek salatalara
konur ve öyle yenir. Kırmızı turp aynı zamanda servis tabaklarının
süslenmesinde de kullanılır. Turpun her türlüsü çiğ yenir.
VANİLYA
Salepgillerden,
çiçekleri beyaz ve kokulu, tırmanıcı küçük bir bitkidir.
Genellikle Orta ve Güney Amerika ve Madagaskar'da yetişen bu kalın ve
etli bitkinin meyvesi iyice olgunlaşmadan toplanır ve gölgede
kurutulur. Baharat olarak kullanılan bu meyve kuruduğunda buruşur,
esmer bir renk alır ve kokusu artar. Kurutulduktan sonra dövülerek toz
haline getirilen vanilya, genellikle sütlü tatlılarda, dondurmalarda,
pasta ve şekerlemelerde kullanılır. Meksika'da ve bazı Avrupa ülkelerinde
çeşitli likörlere de konulur
YENİBAHAR
Mersingillerden
ABD'nin sıcak bölgelerinde yetişen bir bitkinin tohum şeklindeki küçük
meyvesidir. Bu meyveler kurutulduktan sonra öğütülür ve çeşitli
yemeklerde baharat olarak kullanılır
ZENCEFİL
Zencefilgillerden
sıcak bölgelerde yetişen, güzel kokulu bir bitkidir. Genellikle Güney
Asya, Orta Amerika ve Brezilya'da yetişmektedir. Bitkinin kokulu köksapları
kurutularak toz durumuna getirilmesiyle baharat elde edilir. Köksaplardan
hekimlikte kullanılan bir tür yağ da çıkarılmaktadır. Ayrıca taze
köksaplar pişirilerek yenir. Daha çok şerbet, meşrubat ve likör yapımında
kullanılmaktadır. Uzakdoğu ülkelerinde çay, kahve, ıhlamur gibi içeceklere
de zencefil katılır. Zencefil " beyaz " ve " esmer "
olarak iki türlüdür. Köksaplar kurutulurken kabuklanandan ayılmazsa
elde edilen zencefil esmer, kabuğu ayıklanan saplardan elde edilen
zencefil ise beyaz olur.
ZERDEÇAL
Zencefilgillerden,
yapraklan sivri uçlu, çiçekleri sarı renkte bir bitkidir. Bu bitkinin
saplarından safranı andıran boyalı bir madde çıkarıldığı için
buna " Hint safranı " da denir. Safran pahalı olduğundan
genellikle zerde yapımında safran yerine zerdeçal kullanılır. Et, balık
ve yumurtalı yemeklere katılan zerdeçal hardal hazırlamakta da kullanılır.
|